bursa escortbeylikdüzü escortbursa escortistanbul escortbursa escortistanbul escortmersin escort bayanescort kayseriafyon escortescort bayan bursaeskişehir escortatasehir escort bayanizmir escorterotik film izleerotik film izleporno

AİDS


"İnsanlar tabutu görmeden gözyaşı dökmezler..." 
Eski Bir Çin Atasözü

Çağımızın hastalığı. 
Milenyum Vabası. 
AİDS Hastalığı nedir? 
Nasıl bulaşır? 
Nasıl korunuruz? 
Ve yeni geliştirilen tedavi yöntemleri nelerdir?

İlk defa 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde bir grup homoseksüel erkekte ve Haiti'den gelen göçmenlerde görülmüştür.

Mikrobu HIV adı verilen virüstür. HIV partikülleri yaptığı korkunç hastalığa rağmen inadına güzel bir Dondurma Külahı şeklindedir. İlginç değil mi?

AIDS (Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) virüs yoluyla oluşan bulaşıcı bir hastalıklar bütünüdür. Bireye HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) bulaşması sonucunda vücudun savunma gücü zayıflar ve birey bazı mikrop ve hastalıklara sağlıklı kişilerden daha duyarlı hale gelir. HIV bulaştıktan sonra, kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre AIDS hastalığı belirtileri 5-10 yıl, belki de daha uzun bir süre sonra ortaya çıkabilir. HIV enfekte kişi, bu sürede sağlıklı görünüştedir. Gerekli önlemleri almazsa hastalığı başkalarına bulaştırabilir. Ve zamanla vücudun bağışıklık sistemi yıkıma uğrar. Sonuçta birden fazla hastalık ve kanserlerin ortaya çıkması ile AIDS tablosu oluşur ve hastalık ölümle sonuçlanır.

DSÖ, (Dünya Sağlık Örgütü) Aralık 2000 verilerine göre dünyada 36.1 Milyon HIV ile infekte kişi olduğunu ve 21.8 Milyon kişinin hayatını bu hastalıktan kaybettiğinin bildirmektedir.

Türkiye'de en sık 20-49 yaş arası HIV/AIDS vakalarına rastlanmaktadır ve erkeklere %71.3, kadınlara % 28.7 oranında rastlanmaktadır.

Türkiye'de bulaşma yollarına göre HIV/AIDS vakaları incelendiğinde; *%49.2 heteroseksüel cinsel temas, 
*%8.24 damar içi madde bağımlıları, 
*%8.15 homoseksüel cinsel temas, 
*%3.33 transfüzyon alanlar, 
*%1.23 anneden bebeğe geçiş, 
*%0.88 hemofili hastaları ve 
*%28.13 ise bilinmeyenlerden oluştuğu görülmektedir.

AİDS Hastalığı Belirtileri 
*Uçuk, 
*Zona, 
*Pamukçuk, 
*Tüberküloz, 
*Akciğer infeksiyonu, 
*Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler, 
*Halsizlik, 
*İstahsızlık, 
*Nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, 
*Gece terlemeleri, 
*Kilo kaybı, 
*İshal, 
*Öksürük, 
*Cinsel organlarda uzun süreli yaralar, 
*Kaposi sarkomu, 
*Bazı lenfomalar, 
*Beyin, akciğer ve göz iltihapları, 
*ANTİ HIV testi pozitiftir. 
Kişide yukarıdaki belirtilerden ancak birkaç tanesinin bir arada bulunması durumunda AIDS düşünülmelidir.

AİDS Hastalığının 7 Evresi 
1-Virusun Alınması 
2-Primer HIV Enfeksiyonu 
Genellikle 2-4 haftadır. 
3-Serokonversiyon 
Virusun alınmasından 6-12 hafta içinde gerçekleşmektedir.
4-Klinik Olarak Latent Dönem 
Ortalama 7-10 yıldır. 
5-Erken Semptomatik HIV Enfeksiyonu 
6-AIDS 
7-İlerlemiş HIV Enfeksiyonu

HIV'in Öldürülmesi 
*HIV dış ortamda birkaç saatte, kuruduğunda yarım saatte ölür. 
*HIV kurumuş kanda da kısa zamanda ölür. 
*HIV'li maddelerin (kan, sperm, vagina salgısı) bulunduğu eşyaları birkaç dakika kaynatarak ya da 60 derecede 30 dakika ısıtarak HIV'i öldürebilirsiniz. 
*Sulandırılmış çamaşır suyu ( Sodyum Hipoklorit ) temas ettiği HIV'i 30 dakika içince öldürür. 
*Su veya sabunla iyice yıkama ile bütün mikroplar gibi HIV'de deriden uzaklaştırılır. 
*Yıkandıktan sonra derinin alkol ile temizlenmesi uygun olur. 
*Yaralanma olduğunda yara yeri önce sabun ve su ile yıkanmalı, ardından tentürdiyot veya betadin gibi bir antiseptik uygulanmalıdır.

HIV'İ Öldüren Diğer Maddeler 
*Bacteranios D, 
*Buraton 10F, 
*Cidex, 
*Gıgasept, 
*Lysetol V, 
*Presept, 
*Steranios, 
*Virkon 
Ultraviyole ile ışınlanma HIV'in yok edilmesi için önerilmeyen bir yöntemdir.

HIV'in Bulaşmadığı Durumlar 
*Günlük yaşamda, sosyal ilişkilerle aynı odada bulunma, aynı okulda okuma ve aynı havayı soluma ile bulaşmaz. 
*Öpüşme, dokunma, sarılma, okşama, masum öpüşme, el sıkışmayla bulaşmaz. 
*Herkese açık tuvalet, duş, yüzme havuzu, deniz, sauna, hamam ile bulaşmaz. 
*Başkalarının eşyalarını kullanmakla, yiyecekler, içecekler, çatal, kaşık, bardak, tabak, telefon ile bulaşmaz. 
*Sinek, böcek sokması, hayvan ısırması ile bulaşmaz. 
*HIV sağlam deriden geçemez.

HIV Bulaşma Yolları 
*Kan İle Bulaşma
Kontrolsüz kan nakli ile bulaşır. Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri, kesici ve delici aletler (jilet, makas), dövme aletleri ve akupunktur iğneleri ile bulaşır. 
HIV'li erkek ve kadının cinsel organlarındaki kanamaların ve adet kanının penise, vaginaya ve ağıza teması ile bulaşma olabilir. 
HIV'li organ, doku ve sperm nakli ile de bulaşma olur. 
*Cinsel İlişki İle Bulaşma 
HIV, kanda bulunduğu gibi erkeğin sperm sıvısında, kadının vagina salgısında da bulunur. Cinsel ilişki sırasında vagina, penis, anüs mukozasından veya ağızdaki zedelenmiş doku veya çatlaklardan vücuda girerek erkekten kadına, kadından erkeğe, erkekten erkeğe, kadından kadına bulaşabilir. 
*Sağlık Personeline Bulaşma 
Sağlık personeline HIV'nin geçişi iğne, enjektör batması ile, enfekte vücut sıvıları ile bulaşmış mukozal temasla mümkün olabilmektedir. 
İğne batması ile bulaşma riski ortalama %0.2-0.5'tir. 
*Anneden Bebeğe Bulaşma 
HIV, infekte anneden bebeğine gebelik, doğum, emzirme sırasında bulaşır. HIV pozitif kadının doğuracağı çocuğa HIV'in geçme oranı %30 kadardır. Sütle geçebilme oranı fazla olmamakla birlikte infekte annelere emzirme önerilmez.

Aids'ten Korunma Yolları 
*Kontrolsüz kan nakli ve HIV'li kana bulaşmış aletlerin kullanılmasına izin vermeyin. 
*Kan naklinde, AIDS testi yapılmamış kontrolsüz kan asla kullanılmamalı, test sonucu negatif kan kullanılmalıdır.
*Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, jilet, makas, diş hekimliği aletleri, dövme aletleri, akupunktur iğnelerini kesinlikle kullanmayın ve size kullanılmasına izin vermeyin. 
*Kullanılan ve tekrar kullanılması zorunlu aletler kesinlikle dezenfekte veya steril edilmelidir. 
*HIV pozitif kişi, test sonucunu öğrendikten sonra kesinlikle kan vermemelidir. 
*Cinsel ilişkide koruyucu kılıf = prezervatif (kondom, kaput) kullanın. 
*Cinsel birleşme yerine okşamak, öpmek, mastürbasyon, masaj gibi ilişkilerle yetinmek. 
*Cinsel eş sayısını arttırmayın.

Laboratuar Tanı Yöntemleri 
*Anti-HIV (ELISA) Testi 
Tanı ELISA yöntemiyle yapılan kan testiyle konulur. Bu test virüsün bulaşmasından 2-12 haftaya kadar doğru sonuç vermeyebilir. 
*Çabuk Aglütinasyon Tarama Testi 
*Western Blot Testleri 
*Serum HIV p24 Antijen Seviyesi Ölçümü 
*Radioimmunoprecipitation Assay 
*İndirek immun Floresan Testi 
*HIV RNA PCR Testi 
*RT PCR ve NASBA 
*Virus İzolasyonu ve Kültürü 
En kesin tanı yöntemidir.

AİDS Hastalığı Tedavi Yöntemleri 
Kesin çözüm bulunamamıştır. 
Kullanılmakta olan tedavi pahalı ve zordur; birçok yan etkileri vardır. Bu tedaviler sadece yaşam süresinin uzatır.

Biz Türküz bize bir şey olmaz abilerle bu günlere getirdiğimiz bu korkunç hastalığa artık gereken önemi ulusça verelim. Bu konuda hepimize görevler düştüğünü, geleceğimiz için elele vermemiz gerektiğini unutmayalım. 
AİDS her yerde karşımıza çıkabilir!!!

Ekler 
1-AİDS İçin Kime Başvurulmalı! 
HIV ile ilgili testlerin konfirmasyonları Ankara Hıfzısıhha Enstitüsünde yapılmaktadır. 
AIDS ile Savaş Derneği 
İstanbul Telefon: 0.212.231 76 81 
Ankara Telefon: 0.312.312 61 52 
Hacettepe AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi (HATAM) 
Sıhhıye-Ankara 
Telefon: 0.312.310 80 47 
www.aids.hacettepe.edu.tr 
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları 
Sıhhıye-Ankara 
Telefon: 0.312.305 12 96 
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları 
Çapa-İstanbul 
Telefon: 0.212.534 00 00/ 2112 
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları 
İzmir 
Telefon: 0.232.343 43 43/ 3221 
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları 
Emek-Ankara 
Telefon:0.312.214 10 00/ 5429 
19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları 
Samsun 
Telefon:0.362.457 60 00/ 2797 
Gülhane Askeri Tıp Akademisi 
Etlik-Ankara 
Telefon: 0.312.325 12 11 / 4333 
Türkiye Aile Planlaması Derneği 
Ankara 
Telefon: 0.312.431 18 78 / 0.312.431 56 98 
Sağlık Bakanlığı Ücretsiz Bilgi Hattı 
Telefon: 0.800.314 79 79

2-AIDS için de 'ertesi sabah' hapı çıktı. 
Hamileliğe karşı önleyici olarak kullanılan "ertesi sabah" hapından sonra, AIDS'e karşı da benzeri bir hap üretildi. New York'taki Beth Israel Tıp Merkezi'nde kullanılmasına başlanan hapın, AIDS virüsü aldığından şüphe eden kişiler tarafından 72 saat içinde kullanılmaya başlanması halinde AIDS'i önleyeceği bildirildi. Hapın ilk aşamada, sağlık alanında çalışan ve AIDS mikrobuyla temas halinde olan kişilerde kullanılacağı ifade edildi. New York Post gazetesi, kısa adı PEP (post - exposure prophylaxis) olan ilacın, AIDS hastalarına verilen güçlü ancak zehirli maddelerden yapıldığını bildirdi. 
http://www.milliyet.com.tr/content/saglik/sag005/sag38.html

3-AIDS'e karşı 'Avrupai savaş' 
Avrupa Komisyonu, AIDS, sıtma ve tüberküloz hastalıklarına karşı savaş açtığını açıkladı. Buna göre bulaşıcı hastalıklarla, fakirliğe karşı yapılan mücadele paralel olarak yürütülecek.

AB Komisyonu, AİDS, sıtma ve tüberküloz hastalıklarına karşı mücadele programı belirlediğini ve ''savaş ilan ettiğini'' duyurdu.

Komisyon üyelerinden Philippe Busquin, Erkki Liikanen, David Byrne, Pascal Lamy, Christopher Patten ve Poul Nielson tarafından yapılan ortak açıklamada, söz konusu hastalıkların özellikle fakir ülkelerde görüldüğü ve zaten kötü olan ekonomileri daha da olumsuz etkilediği üzerinde duruldu.

Komisyon, bu bulaşıcı hastalıklara karşı mücadelenin, küresel alanda fakirliğe karşı mücadele ile paralel yürütülmesinden söz ederek, AB'nin tüm kaynaklarının seferber edileceğini duyurdu.

Özellikle bilimsel araştırma alanına destek vereceğini bildiren AB, 2000 yılı bütçesinden 800 milyon euro'nun aids ve sağlık araştırmalarına ayrıldığını hatırlatarak, söz konusu hastalıkların fazla olduğu ülkelere daha etkili bir yardım sistemi oluşturulacağını ve ayrılan fonların artırılacağını belirtti.

Mücadelenin BM, Dünya Bankası, Dünya Sağlık Örgütü ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde yürütüleceğini kaydeden Komisyon'un planında, az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde ilaç üretimi ile satışının kolaylaştırılması, ilaç fiyatlarının düşürülmesi ve bilimsel araştırmalara maddi destek sağlanması gibi unsurlar da yer buluyor. 
http://www.milliyet.com.tr/content/saglik/sag003/sag32.html

4-AIDS aşısı umudu başlıyor. 
ABD'li bir ilaç firması, HIV virüsünün bulaşmasını önleyen bir aşıyı sağlıklı insanlar üzerinde denemeye başladığını açıkladı.

ABD'de ''Merck&Co.'' adındaki bir ilaç firması, AIDS'e yol açan HIV virüsünün bulaşmasını önleyen bir aşıyı, sağlıklı insanlar üzerinde denemeye başladığını açıkladı.

Firma yetkilileri, aşının, sağlıklı ve HIV virüsü taşımayan insanlar üzerinde denenmesine geçen hafta başlanıldığını ve çalışmayla ilgili detaylı açıklamanın, Nisan ayında bilimsel bir forumda yapılacağını kaydettiler.

Aşıyla ilgili olarak daha fazla bilgi vermekten kaçınan firma yetkilileri, virüsün öldürücü formunun laboratuvar maymunlarına geçmesini önleyen yeni aşının, insanlarda da aynı etkiyi göstermesini umuyorlar.

Yetkililer, denedikleri aşının bugüne kadar HIV virüsüne karşı elde edilmiş olan aşılardan farklı ve etkili olduğunu belirttiler.

Konuyla ilgili yorum yapan uzmanlar, dünyanın birçok yerindeki bilimsel laboratuvarların, AIDS aşısı konusunda bir yarış içinde olduklarını belirterek, HIV virüsünün insanlara bulaşmasını önleyecek olan aşıyı bulacak firmanın, tıp tarihinde önemli bir yer edineceğini ifade ettiler.

The Wall Street Journal gazetesinde aşıyla ilgili olarak yer alan haberde, aşının laboratuvar maymunlarında başarılı bulunduğu belirtildi. 
http://www.milliyet.com.tr/content/saglik/sag003/sag30.html

5-AIDS'in yeni bir türü bulundu. 
Güney Kore'de bir hayat kadınının kanında rastlanan virüsün diğer ülkelere yayılmasından endişe ediliyor.

Güney Kore ve ABD'de, AIDS virüsü HIV'nin şimdiye dek bilinmeyen bir çeşidi bulundu.

Seul'deki Ulusal Üniversite Hastanesi araştırmacıları, 1997 yılında AIDS'ten ölen 33 yaşındaki bir kadının kanında HIV'in değişik bir türünü belirlediler.

Kadının fahişelik yaptığına, dolayısıyla virüsü başkalarına bulaştırmış olabileceğina dikkat çeken uzmanlar, yeni virüsün başka ülkelere yayılmış olabileceğini belirttiler ve bu durumda, AIDS'le mücadelede yeni tedavi yöntemleri geliştirilmesi gerekeceğini vurguladılar.

Aynı virüs, ABD'deki Alabama Üniversitesi araştırmacılarınca da hemen hemen aynı zamanda tespit edildi. Amerikalılar da 1998'de Kıbrıs Rum Kesimi'nde AIDS'ten ölen bir hastanın kanıyla deneyler yaparken aynı virüse rastladı.

Amerikalı ve Güney Koreli bilim adamlarının, yeni virüsle ilgili ortak açıklama yapmaları bekleniyor.

BM verilerine göre, 2000 sonu itibarıyla dünyada 36.1 milyon kişi HIV taşıyıcısı. Şimdiye dek 3 milyon kişi AIDS'ten öldü. 
http://www.milliyet.com.tr/content/saglik/sag003/sag13.html

6-AIDS'lilerin kesin sayısı bilinmiyor. 
AIDS Savaşım Derneği Üyesi Dr. Haluk Pektaş, Türkiye'de AIDS'li hasta sayısının gerçekleri yansıtmadığını öne sürdü. "AIDS'e genel bakış" konulu konferansta bir konuşma yapan Dr. Pektaş, resmi kayıtlara göre dünyada 35 milyon, Türkiye'de ise bin 067 AIDS hastası bulunduğunu belirtti. Dr. Pektaş, "Ülkemizde önyargılar yaygın olduğu için, bu hastaların kesin sayısı bilinmediği gibi bu hastalara kimse elini uzatmıyor. Önyargıları yok etmek için AIDS politikaları üretilmelidir" dedi. 
http://www.milliyet.com.tr/content/saglik/sag002/sag02.html