İnsana ve İnsanlığa Yönelik Her Türlü Şiddeti ve Baskıyı Kınıyoruz!

20 Ağustos 2013

İnsanın özgürlüğü, insanın en öncelikli varoluş sebebidir. Özgür irade, insanı insan yapan en önemli özelliktir. Tercihlerini baskı altında yapan, silahlı ya da silahsız zorbalıklar karşısında kalan insanın mutluluğu ve huzuru duyumsaması mümkün değildir. Bireyi, kendisiyle, çevresiyle ve geçmişiyle barışık hale getirmek için çıktığımız yolda, siyasi tercihleri ne olursa olsun, insanın kişisel tercihlerinin sonuçlarını hoşnutlukla karşılamak durumundayız. Seçimini kendi başına yapabilen insan saygıdeğer bir insandır. Bireyin otorite karşısındaki her türlü direnci, yıkıcılığa varmamak kaydıyla, çoğunluk ya da azınlık hesabı yapılmaksızın, insanın kendini gerçekleştirmesi bağlamında ihtimam gösterilmesi gereken bir durumdur.

YAŞANAN İNSANLIK DRAMLARININ SON BULMASINI TEMENNİ EDİYORUZ…

Yaşam hakkını ihlal ve tehdit eden, barışçıl toplantı ve gösteri hakkını, ifade özgürlüğünü ortadan kaldıran müdahaleler ve baskılar gerekçesi ne olursa olsun kabul edilemez ve meşrulaştırılamaz. Bu nedenle insan onurunu inciten her türlü müdahaleye, mesafesine ve kültürüne, nedenine ve muhatabına, dinine ve ırkına bakmaksızın, kısaca hiçbir “ama” parantezi açmaksızın, karşıyız ve karşı olacağız. İnsana ve insanlığa yapılan her türlü kabalığı, kendimize yapılmış sayıyoruz. Çünkü toplumda yeşeren demokrasi ve özgürlük taleplerini yok etmeye yönelik baskıların, keyfi ve hukuksuz uygulamaların insan onurunu zedelediğini düşünüyoruz. Bu bağlamda başta Mısır olmak üzere dünya üzerinde yaşanan insanlık dramlarının son bulmasını temenni ediyoruz. Mısır halkıyla kültürel ortak geçmişimiz nedeniyle duygudaş olduğumuzu, acımızın ortak olduğunu hatırlatıyor, CİSED ailesi olarak özgürlüğün ve insan onurunun tarafı olduğumuzu beyan ediyoruz. İnsanın tercihlerine karşı yapılan her türlü baskıyı, kimlere yapıldığına bakmaksızın şiddetle kınıyoruz. Tercihlerinin arkasında duran sivil ve silahsız insanların, öldürülmesi ve yaralanması karşısında son derece üzgünüz. Çünkü barışçıl gösteriler her yerde ve herkes için bir haktır, hiçbir şekilde şiddetle bastırılmamalıdır. Hukuk ilkelerini yok sayan, birçok insanın ölümüne ve yaralanmasına yol açan baskı ve saldırılar değerli halkımızda olduğu gibi meslek grubumuzda da derin bir üzüntü ve rahatsızlık yaratmıştır. Acı çeken insanların yaşamları üzerinde siyaset yapma yanında, çocuk, genç, kadın ve yaşlı demeden halkın yaşamını değersizleştiren, onları siyasi bir çatışmanın nesnesine dönüştüren, adeta yok etmeye çalışan tüm saldırganlık ve baskı girişimlerini, insanlığın vicdanında derin yaralar açan ve evrensel insan haklarını yok sayan girişimler olarak değerlendiriyoruz.

ÜZERİMİZE DÜŞEN GÖREV VE SORUMLULUKLARI YERİNE GETİRMEYE HAZIRIZ…

Son olarak, insana yönelik her türlü şiddeti ve baskıyı kınıyor, tüm dünyanın yüzünü yaşanan insanlık dramlarına çevirmesini ve insanlık adına gereken sorumlulukların yerine getirilmesini bekliyoruz. Toplumsal barıştan, şiddetin, ölümün, yıkımın, savaşın olmadığı bir dünyadan yana olan CİSED ailesi,ulusal ve uluslararası düzeyde üzerine düşen görev sorumlulukları yerine getirmeye her zaman hazırdır.

Dostluk, sevgi ve saygılarımızla...