Psikoterapi


Psikoterapi nedir? Bilimsel bir aktivite yürütebilmek için ilgili bilim dalnn kullanaca bir teknik dil lazmdr. Belirli disiplinlerde ve alt disiplinlerde bilim adamlarnn birbirlerini anlayabilmesi için belirli kelimelere standart bir anlam yüklenmesi gerekir. Bilimsel aktivitenin temel art bir kavramn bilinen teknik anlamnda kullanlmasdr. Bu balamda deerlendirildiinde psikiyatrinin de kendine ait teknik kavramlar mevcuttur. Bilimsel aktivite bu teknik kavramlar sayesinde yürütülür, çalmalar yaplr, tartlr ve yorumlanr. Belirli bir kavrama farkl anlamlar yüklenirse bunun sonucunda kaos ve karmaa çkar. Psikiyatri genç bir bilim dal olarak bu kavramlama sürecini henüz tamamlamamtr.

A. Psikoterapinin Sözlük Anlam
Psikoterapinin sözlük anlam, ruhsal yolla tedavi etmek eklinde tanmlanabilir. Bat dillerinde kullanlan psikoterapi terimini ngilizcesi olan "psychotherapy" kelimesinden hareketle izah edersek, bu terimin iki kelimeden olutuunu görürüz. Buradaki "psycho" kelimesi "psyche' anlamna olup can ve ruh manasnadr. "Kelimenin kökeni Grekçe de yine can, nefs ve ruh anlamlarna gelen, psukh ? olup nefes almak anlamna gelen "psukhein" fiilinden türemitir. Kelime Latinceye "ps?ch ? (psie)" olarak geçmitir. Terapi kelimesi de (ngilizce Therapy) bir hastalk ya da bozukluun tedavisi demek olup, kelimenin kökeni Grekçe "tbbi olarak tedavi etmek" anlamna gelen "threapeuein" fiilinden türeyen "therapeia" kelimesidir. Bu iki kelimenin birlemesinden meydana gelen psi¬ko¬te¬ra¬pi ( psychotherapy) teriminin sözlük anlam ruhsal tedavi demektir. Burada ruhsal tedaviden kast psi¬ik hastalklarn ilaç ve cerrahi yöntemler kullanlmadan tedavi edilmeye çallmas anlamna gelmektedir.

B. Psikiyatrideki Teknik Anlam
Yukarda verilen açklamalarla birlikte psikiyatrinin, bilim dilinde ortak olarak uzlalm bir anlam mevcut deildir. Psikoterapiye verilen anlamlar çok geni bir yelpazeye yaylmaktadr. Bunlar, hasta ile hekim arasndaki her konumay bir psikoterapi olacak ekilde yorumlayarak psikoterapiyi en geni anlamyla alan eilimlerden belirli ruhsal hastalklar, belirli tedavi teknik ve stratejileriyle, belirli artlarda uygulamay standardize etmi olup, terimi dar anlamyla kullanan eilimlere kadar bir dalm göstermektedir. Bu durumda karmza, müphem ve çerçevesi çizilmemi bir terim çkmaktadr. Baz bilim adamlarna göre, her hekimin her hastasna uygulad yaklam özel bir psikoterapi iken; bazlarna göre ise ancak çok kat kurallarn uyguland standardize edilmi programlar psikoterapidir. Psikoterapi teknik bir bilimsel terim olarak ele alnacaksa mutlaka çerçevesi belirlenmeli, program yaplandrlmal ve evrensel uygulanabilirlii standardize edilmelidir. Eer psikoterapiden kastedilen ey; hastann medikal ve cerrahi tedavi yöntemler dndaki her yöntemle kendini iyi hissetme hali ise bu çok geni bir alan kapsamaktadr.

Bu balamda öretmenin örencilere verdii bilgilendirme, telkin, ikna, modelleme; din adamnn cemaatinde uygulad benzer uygulamalar, ebeveynin evladna gösterdii yaklamlar, amann halkna verdii tlsml ve gizemli bilgi ve malzemeler sonuçta bir etki yaratmaktadr. Bunlarn hepsine de psiko-terapötik etki demek mümkündür. Bir eyin etkili olmas farkl bir ey; bilimsel olmas ise farkl bir eydir. Bu etkiyi yaratan faktörlerin neler olduu, etkin tarafn konumu, tavr, hareketi, statüsü ve mistik gücü gibi faktörler mi yoksa kullanlan malzemenin (konuma, söz, tlsm, muska, büyü vs.) içerii veya edilgen tarafn iç dünyasnda hazrlad ablonlar m olduu konusu tamamen ayr bir aratrma konusudur.

C. Bir Disiplin Olarak Psikoterapi
Biz burada çeitli insan ve kurumlarn, çeitli yöntem ve araçlarla yaratt etkinin nasl, kime, nerede ve ne zaman etki ettiini aratrmann ayr bir konu olduunu; bilimsel bir disiplin olarak psikoterapinin çerçevesinin, aracnn, hedefinin, etki alannn ve snrlarnn ne olduunun belirlenmesinin de ayr bir konu olduunu belirtmek istiyoruz. Birinci balamdaki psiko-terapötik etkiyi baka bir yerde incelemek üzere bir tarafa brakrken, temel konumuz olan psikoterapiye dönmek istiyorum. Balangçta çok mulâk ve çerçevesi çizilmemi olan bu kelimenin psiko-terapötik etki yaratan tp d faktörleri bir kenara braktmzda mulâklnn büyük ölçüde azaldn görüyoruz. Burada kastettiimiz psikoterapi, hekimle hasta arasnda iliki balamnda deerlendirilir. Bunun dndaki yaklamlarn hiçbiri psikoterapi kelimesiyle ilikilendirilemez. Hastayla hekimin arasndaki ilaca ve cerrahi müdahaleye bavurmadan yaplan ve hastal olumlu yönde etkileyen yaklamlarn tümü psikoterapi midir? Hayr. Tp bilimi, dâhili ve cerrahi hastalklar olmak üzere iki ana grupta kümelenmi onlarca alt disiplini barndran ve hastalarn medikal ve cerrahi yöntemlerle tedavi eden birçok bilim daln içerir. Ruhla bedenin iç içe geçtii, bedensel rahatszlklarn ruhu etkiledii; ruhsal rahatszlklarn bedeni bozduu bir sistem içerisinde hekimlerin hasta ile kurduklar her türlü iletiim pozitif veya negatif bir etki yaratabilir. Bu etkilerin pozitif olanlarna psikoterapi demek mümkün müdür? Bu sorunun cevab da yine 'hayr'dr.

Psikoterapi, hastal belirli bir psiko-patolojik anlay içerisinde, belirli bir kavram dizinine oturtarak ve yaplandrlm bir program içerisinde tedavi etmek amacyla planl bir ekilde yürütülen uygulamalardr. Peki, böyle bir uygulama var mdr? Evrensel olarak kabul edilmi, standardize edilmi tek bir psiko-patolojik anlaya dayanan böyle bir psikoterapiden bahsetmek henüz zor görünmektedir. O halde psikoterapi ya da psikiyatri bir bilim deil midir? Bunu bu ekilde ifade etmek haddi amak olur. Tek bir psikoterapiden bahsetmek de cüretkârlktr. Tbbn en kesin en net olarak bildiimiz hastalklarnda dahi tedavi yaklamlar, stratejileri ve uygulamalar açsndan geni bir yelpaze söz konusudur. Hatta bu yelpazenin uçlar birbirine zt noktalara kadar gidebilmektedir. Henüz psikiyatrik bozukluklarn birçou hastalk olarak dahi tanmlanmamken bunlarn tedavilerinde standardize edilmi ve evrensel olarak uygulanabilir bir programn çkmas imkânsza yakndr veya çok zordur.

Her bilim dalnda evrensel gerçekliin bir alann deifre etme çalmalar youn bir ekilde sürmektedir. Evreni bir yap-boz'a benzetirsek yap-boz'un parçalar yava yava birleerek görüntü ortaya çkmaktadr. Bu gayretlere bilimsel çalmalar diyebiliriz. Bir yap-boz parçasnn yapsn devasa bir kütleye benzetirsek ve bu yap-boz'un içindeki küçük bir yap-boz parçasnn devasa bir yap olduunu, o yap-boz parçasnn içinde de küçük yap-boz parçacklarnn olduunu varsayalm. Burada tp, büyük bir yap-boz iken bilim dallar bu yap-boz'un parçalardr. Bunlardan biri olan psikiyatri insan anlamann çözmenin bir yolu olan tp yap-boz'u içindeki yerini alrken bu psikiyatri yap-boz parçasnn içindeki hastalklar, bozukluklar ve tedaviler bu yap-boz'un snrlarn netletirmektedirler. Bunlarn bazs net ve açk, bazs sisli, bazs deiken ve baz parçalar da eksiktir. te bu parçalar anlamlandrabilmek için hipotezler ve teoriler gündeme getirilmektedir. Bunlar snandkça ve test edildikçe doru olanlar kalmakta, yanl olanlar dlanmaktadr. Böylece her gün yeni bir yap-boz parçac ana yap-bozdaki yerini almaktadr. Psikiyatri içerisinde psikoterapi de snrlar zaman zaman mulâk, zaman zaman belirsiz, zaman zaman deiken bir yap-boz parçasdr. Ama yap-boz her gün daha netlemekte, daha bütünlemekte ve parçalar bütünletikçe karmza yeni bir resim çkmaktadr. Biz burada bu resmin oluum çizgilerini görmeye çalp tepeden bakarak bütünü yakalamaya gayret edeceiz. Gerçein parça parça ortaya konduu bilimsel aktiviteleri olabildiince kuatarak, notalarn yannda besteyi okumaya çalacaz.

D. Psikoterapi Türleri
Psikoterapi iki kii arasnda geçen sradan bir sohbet deildir. Psikoterapi insan izah eden, insann geliimini açklayan felsefi ve bilimsel bir arka plana, bir insan modeline dayal bir sistemi kabul ettikten sonra bu sistemden belirli nedenlerle sapma gösteren yaplarn belirli stratejilerle düzeltilmesini amaçlayan bir bilimsel disiplindir. Peki, bu psikoterapi tek bir yöntem midir? Hayr. Bugün dünyada sekiz yüzün üzerinde psiko-terapötik teknik uyguland iddia edilmektedir. Bunlarn çounu biz de bilmemekteyiz. Ama bunlar ana balklar altnda incelersek bunlarn dört ana kümede toplandn görürüz:
Bunlar:
1- Kaynan Pavlov'un hayvanlar üzerinde yapm olduu çalmalardan alan ve koullu artlanmay temel kabul eden Davranç Psikoterapi teknii.
2- nsan hayvandan ayran temel yapnn düünce olduunu iddia eden ve alglama farkll üzerinde duran Bilisel Psikoterapiler.
3- nsann problemlerini kesitsel olarak almayp geçmile bütünletirerek, geçmiin ana ablonlarnn bugünkü izdüümleri yarattna inanan Dinamik Psikoterapiler.
4- nsann en temel varlk nedenlerini irdeleyen ve cevap bulunamayan sorularla ilintili olarak insann kriz yaadn iddia eden Varoluçu Psikoterapiler.

Buna göre ilk psikoterapi çalmalar davran ele alan davranç psikoterapi teknikleridir. Davranç psikoterapi insan mutsuz ve huzursuz eden, skntya neden olan davranlar düzeltmeyi amaçlayan psikoterapi tekniidir. Bu teknik kiiye rahatszlk veren belirli davranlar bir anlam çerçevesi içerisinde deerlendirmi, standardize etmi, nasl gelitiini anlatm, bunu bilimsel çalmalarla ispat etmi ve bunlarn belirli tekniklerle deitirilebileceini kantlam olan tedavi tekniidir. Kaynan daha çok Pavlov'un köpekler üzerindeki deneylerinden almtr. Hayvan deneylerinde, Pavlov, Torndike, Skinner'in yapt hayvan davranlar model alnarak insan davranlar izah edilmi ve davranlarn oluum sürecine baklarak tedavi teknikleri gelitirilmitir. Görüldüü gibi burada bir insan anlay ve modeli vardr. Davranlar laboratuarda test edilmi, incelenmi ve bunlara uygun tedavi yöntemleri gelitirilmitir. nsan davranç ekolün bak açsyla izah etmek, insan yap-boz'unun bir parçasn aça çkarmaktr. Canllar belirli etkilere maruz kalnca belirli tepkiler vermektedir. Belirli uyaranlar baz uyarclarla eletirildiinde benzer sonuçlara ulalmaktadr.

Pavlov'un klasik koullu refleks olarak isimlendirdii bu davransal örenme modeli insanlarn da birçok davrann izah etmektedir. Bunun detaylaryla ilgili birçok çalma yaplm, uyaranlarn insan davranlarnda ne tür etki yaratt, bunlarn nasl olutuu, nasl ortadan kalkt ve nasl tekrar aktive edildii bilimsel çalmalarla kantlanmtr. Sosyal örenme  ve modelleme teorileriyle ilgili bilgilerimiz gelitikçe insanlarn davranlarn anlamamz ve izah etmemiz daha kolay olmaktadr. Bu model insann iç dünyasna girmeden onu dtan gözlemleyerek hareketlerin neden ve niçinlerini aratran, tüm davranlar belirli kalplarda izah etmeye çalan ve daha çok bir örenme modeline dayanan bir yaklam tarzdr.
nsan, hayvana göre daha gelimi artl reflekslerden ibaret, daha komplike bir hayvan mdr? Yoksa insan belirli uyarclara kar belirli tepkileri verme mecburiyetinde olan, robota benzer bir hayvan mdr? Ya da insan etrafnda modelledii davranlar otomatik olarak yapmaya mahkûm, aciz bir organizma mdr? nsann tüm varln artl refleksler ve sosyal örenme modeliyle izah etmek mümkün deildir. nsann bir takm davranlarn bu kalplara sokmak uygun iken birçok davrann arkasnda örenme ilkelerinin çok ötesinde bir takm karmak sistemler mevcuttur. Elli tane köpei alp bir laboratuara koyduumuzu varsayalm. Her öle yemeinde yemekleri hayvanlarn önüne koyduumuzda bir zili çalalm yemekle zil uyarann eletirelim. Pavlov'un yapt bu deneyi biz de uyguladmzda bir süre sonra önüne yemek koymadmz halde köpeklerin salyalarnn aktn hep birlikte hayretle tespit edeceiz.

Ayn deneyi insanlara uyguladmz düünelim. Elli insan bir lokantaya koyup, her gün ayn saatte yemek verelim ve her yemek vakti zile basalm. Bir müddet sonra zili çaldmzda ne tür tepkiler alacaz. Muhtemelen insanlarn bir ksmnn salyas akacak. Bir ksm bu akaya sinirlenecek, bir ksm ise küfredecek ve bir ksm da cam çerçeveyi indirecektir. Bunun böyle olacan ispat etmek için elli insan böyle bir ortama sokmaya gerek yoktur. Çünkü bu her gün tezahür etmektedir. Büyük bir depreme maruz kalan insanlar ayn bölgede, ayn artlarda, ayn depreme, yani ayn uyarana maruz kaldklar halde o insanlarn ayn tepkilerde bulunmas beklenirken hepsi farkl tepki vermektedir. Depreme maruz kalanlarn bir ksm korku ve panik içine dümekte, bir ksm depresyona girmekte, bir ksm öfkelenmekte; bir ksmnn inanç ve deer yarglar deimekte, dindar olanlar dinsiz, dinsiz olanlar dindar olabilmektedir. Bunun gibi farkl sonuçlar ortaya çkabilmektedir. Uyaran ayn olduunda tepkilerin ayn olmas beklenirken farkl tepkiler ortaya çkmaktadr. Burada davranç ekol çaresiz kalr. nsanlarn davrannn ön plana çkt patolojik durumlarda, davranç terapi teknik ve stratejileri çok yararl sonuçlar salamtr. Özellikle fobilerin tedavisinde, yüzletirme, cevap engelleme ve kaçnma, davran ortadan kaldrmaya yönelik davranç tedavi ilkeleri, taklit, modelleme, rol provas gibi dier davranç tekniklerle birletirilerek çok yararl sonuçlar elde edilmitir. Fobilerin bir grubunda (özellikle soysal örenme ve modellemeye göre örenilmi fobilerde) davranç terapi teknikleri ie yararken daha karmak ve kompleks nedenlere dayal fobilerde davranç terapi yetersiz kalmaktadr.

Bu durumda yap-bozun yeni parçalarn ortaya çkarmak ve anlamlandrmak gerekmektedir. Bu kez karmza yeni bir teori ile bilisel (kognitif) psikoterapi çkmaktadr. Bunlar bir taraftan davranç sosyal örenme ve modellemeyi kabul ederken, dier yandan insann tüm davranlarn izah etmek için bu yaklam tarznn yetersiz olduunu ileri sürerler. Bilisel ekol insann bir hayvan olmadn, hayvandan farkl olarak alglama araçlaryla dardan alg alan, bunu bilgi olarak deerlendiren, beyinde insan olmann temel özellii olan yorumlama kavramyla alglanan bilgiye ekil veren ve bu bilgiyi yorumlayan, yoruma bal olarak da tepki gösteren bir varlk olduuna inanmaktadrlar. Her ey beyindeki komutakontrol bölgesindeki yorumlama merkezi tarafndan idare edilmektedir. Be duyu ile alnan alglarmz özel, bireysel ve sübjektif filtre sistemlerinden geçirilerek merkeze alnmakta, merkeze alnan bu bilgiler orijinal yaplarnn dnda bir anlama büründürülebilmekte ve bu anlamlandrmaya bal olarak da cevaplar üretilmektedir. Sistem basittir: girdi=> yorum=> çkt.
Bu balamda her türlü dsal alg, her türlü deiime tabi tutularak her türlü sonucu mümkün klmaktadr. Burada tam bir kaos, karmaa veya rölativite  vardr. Bir telefon santralindeki sekreterin telefon hatlarn istedii hatta balayabilmesi gibi bir model çkarlabilir. Fakat bilisel ekol bu sistemin kaotik, kompleks ve rasgele çalmadn göstermitir. Bilginin alglanmasndan balayarak, cevabn olumasna kadar geçen süredeki bilgi ileme sürecinin belirli bir model-yapyla olutuunu bize göstermitir. Eer bir bilgi, yanl bilgilendirmeye tabi tutulacaksa, deitirilecekse, bozulacaksa ve yok saylacaksa bunun için beynimiz özel yöntemler uygulamaktadr. Mesela beyin, seçici alglama, abartma, küçümseme, bireyselleme, genelletirme, ya hep ya hiç tarznda düünme veya keyfi çkarsama gibi yöntemlerin birini veya birkaçn uygulamaktadr. nsan beyninin bilgiyi nasl ileme tabi tuttuu ve nasl yorumlad ile ilgili üç katmandan oluan bir izah getirilmektedir. Bunlar, bir Hindistan cevizi gibi üç katmandan oluur. En d katman, kabuk ksm, patolojiye neden olan örenilmi olumsuz düünceler katmandr. Orta katman, kiinin temel kabulleri veya sayltlardr. En alt katman ise çekirdek ksm veya Hindistan cevizinin öz suyunun bulunduu yer, temel emalardr. Bunu her insann bir mevzuat hiyerarisi olarak kabul edersek, tüzük ve yönetmelikleri olumsuz otomatik düüncelere; kanunlar, temel kabullere; ana yasa maddelerini de temel emalara benzetebiliriz. Bu metaforik örneklerden yola çkarak, Hindistan cevizinin d ksmna ulamak kolaydr. Tüzük ve yönetmelikleri bir bakann ve genel müdürün deitirmesi mümkün olduu gibi bu balamda olumsuz otomatik düünceleri deitirmek, düzeltmek, yakalamak, yüzeydeki bir alanda daha mümkündür. Bunlarn arkasndaki gizil ve görünmeyen temel kabulleri yakalayabilmek için Hindistan cevizinin kabuunu geçip orta katmanna ulamak lazmdr. Bu husus, olumsuz otomatik düünceleri yakalamaktan daha zor ve daha çok dikkat gerektirir. Bunlar yakaladktan sonra deitirmek ise, tüzük ve yönetmeliklere göre yasalar deitirmenin zorluu gibidir. Temel kabullerin ve saytllarn üzerine bina edildii temel emalar yakalamak ve kavramak, Hindistan cevizinin öz suyuna ulamak kadar zordur. Temel emalara ulaldnda ki bunlar bebekliimizden ve çocukluumuzdan getirdiimiz ana kimlik ve kiilik iskeletleridir, bunlar deitirmek anayasann maddelerini deitirmek kadar güçtür.
Bilisel insan anlay bu üçlü katmana bal olarak insann bir kimlik gelitirdiini, bir kendilik ve dünya algsnn olduunu, kendini ve dünyay bu üçlü filtre sisteminden veya merceinden geçirdikten sonra bir anlam yükleyerek kabul ettiini ve buna bal olarak da tepki/cevap ortaya koyduunu göstermektedir. Hastalklarn oluum zincirinde bu yapy ortaya çkarmak mümkündür. Yapnn oluum ve geliim modelini bu ekilde izah edebiliyorsak, bunu deitirmenin de mümkün olabileceini varsayabiliriz. Bilisel çarptmalarla, bu üçlü katmandaki hatalarla olumu olan hastalklar, bunlara göre uygun olarak gelitirilmi olan bilisel tedavi stratejileriyle düzeltilebilmektedir. Davransal tedavi tekniklerinin yetersiz kald birçok durumda hastaya bilisel tekniklerle yaklaldnda bilisel psiko-terapötik tekniklerin olumlu sonuçlar dourduunu görmekteyiz.

Bu bilgilerin nda yap-bozun ikinci parças da netlemektedir. Notalar ortaya çktkça bestenin ahenkli melodileri de duyulmaya balamaktadr. Fakat hastalarn bir ksm hala karmzda direnmekte, davranç gayretler, bilisel tekniklerle aça çkarlan otomatik olumsuz düünceler, temel kabuller ve emalar hasta tarafndan garip bir ekilde bertaraf edilmekte, dlanmakta ve kabul edilmemektedir. Hasta size iyilemek için gelmekte, ancak verdiiniz programlar uygulamamakta, ksaca direnç göstermektedir. Direnç için bilisel terapinin yapabilecei hiçbir ey yoktur. Çünkü direnç bilinçd  dinamiklerle ileyen psiko-dinamik yapnn temel bir kavramdr. Hastay ne kadar bilgilendirirseniz bilgilendirin, hastaya ne kadar bilisel iç görü kazandrrsanz kazandrn, hasta çocukluk dönemindeki yaantlad anne, baba, çocuk üçgenindeki temel yaplar bugünkü yaantsnda hep tekrarlamaktadr. Bu yapy bilisel tekniklerin yöntemi dorultusunda aklla, mantkla ve bilgiyle deitirmek mümkün deildir. Bu yaantlama tekrar sahneye konmal, bir üst kalp üzerinden geçilerek yeni bir biçime/kalba dökülmelidir. Tedavi ancak o zaman mümkün olabilmektedir. te bu yeni tarz yaklama psiko-dinamik yaklam modeli denmektedir.
Psikodinamik model kaynan Sigmund Freud'dan alarak bugüne kadar birçok deiim, geliim ve farkllama göstermi dahas geni ve dinamik bir yelpazede birçok ekolün kurulmasna öncülük etmitir. Bu model, insan en geni bir ekilde tanmlamaya çalmakta, insann ruhsal yapsnn geliim evrelerini ortaya koymakta, bu geliim evrelerinde meydana gelebilecek zararl etkilere bal olarak ortaya çkabilecek hastalkl sonuçlar hakknda öngörülerde bulunabilmektedir. Böyle bir insan modeli bu evreleri detayl bir ekilde izah etmekte, bu evrelerde meydana gelebilecek hata, arza, bozukluk ve yanllklarn nasl ortadan kaldrlp tedavi edilebilecei ile ilgili bir standart program ortaya koymaktadr. Bu programn uygulanmasnda deiik psiko-dinamik modeller arasnda çeitli teknik farkllklarn bulunmasna ramen, insann ruhsal modeli anlaylar açsndan ayn, fakat tedavi stratejileri bakmndan yaklamlar farkldr. Davranç ve bilisel modellerle izah edemediimiz, izah etmeye çalsak bile tedavi edemediimiz vakalarmza dinamik bir formülasyonla yaklatmzda olayn çözümlendiini görmekteyiz. psiko-dinamik yaklam, insan sadece bir davran, bir bilisel süreç olarak deil; onu, davran, düüncesi, duygulanm, sosyal yaps, ailesi, corafi yaps ve kültürel özellikleri ile bir bütün olarak ele almakta, buradaki dinamik yapnn ve etkileim sistemlerinin nasl olutuunu ortaya çkarmaya çalmaktadr. Bu balamda da normal bir bireyin geliiminden bireysel patolojinin oluumuna, tarihsel belirleyicilikten dinî inançlarn oluumuna, siyasetten edebiyata geni bir yelpazede kendisine ilgi alanlar bulmu, tartmaya açlm ve böylece psiko-dinamik yap birçok alana eklemlenmitir. Siyaseti, sanat, edebiyat, ksacas insan ve insann ürettiklerini etkilemitir.

Tüm bu bilinenlere ramen insan ruhsal yap-bozunda bilinmeyen o kadar çok ey vardr ki yüzyl önce bildiklerimize baktmzda, bugün bildiklerimiz muhteem ve harikulade bir noktadadr. Bildiklerimiz arttkça cehaletimizin boyutunu ve derinliini kavramaktayz. Bilinmedik o kadar çok ey var ki! Psikoterapi ve psikoterapistler cahilliin cesurluunu yaamaktadrlar. Uratmz ve düzeltmeye çaltmz yap o kadar komplike, karmak, kaotik ve ama bir o kadar da kendi içinde düzenli, tutarl, determinal (zorunlu nedensel) bir yap içermektedir. Milyonlarca faktörün bir araya getirdii ruhsal aygtn bir faktörünün deimesiyle dier faktörlerin hepsi etkilenmekte ve ortaya çok farkl sonuçlar çkmaktadr. Ruhsal yapda müthi bir rölativite  (görecelik) vardr. Ruhsal yap zaman kavramn geçmii ve gelecei bugüne tayarak yaayabildii gibi, bugünün yapsn geçmii örtmek ve gelecei belirlemek için de kullanabilmektedir.

Yukarda belirttiimiz gibi insann ruhsal yaps katman katmandr. Baz bilim adamlarna göre ruhsal aygtn en basit, en anlalabilir ksm ve katman dta gözlemlediimiz davransal kalplardr. Davransal kalplar en kolay çözümlenebilen, anlalabilen, bozukluu varsa tedavi edilebilen yaplardr. Onun altndaki katman bilisel katmandr. Burada iler biraz daha karmaklamakta; davranla etkileerek, davran etkilemekte ve davrantan etkilenmektedir. Daha derin katmana indiimizde psiko-dinamik bir yapyla karlayoruz. Burada iler daha da karmakta sistem daha da komplike olmakta, girdiler çoalmakta, girdilerin ekil deiiklii çeitli klklara bürünebilmektedir. Bu temel girdiler bilisel süreçleri, bilisel süreçler de davran etkilemekte, davran ve bilisel süreçler dinamik yapy deitirebilmekte ve farkl klklara sokabilmektedir. Çekirdee indiimizde en derin katmana ulayoruz. nsann varolusal katman. Bu katman tüm ekil artlarndan uzak, dsal gerçekliin zorunluluklarndan uzak, kendi içsel varoluunu sorgulayan bir zihnin yaratt bir insan anlaydr. Bu katman konu edinen varoluçu psikoterapi, insann bu içsel varoluunda yaad varolusal krizlerini irdelemeye çalmaktadr.

Her insan tüm yaantlarnn arkasnda temel birkaç sorudan kaçmakta ve bu sorulara cevap aramaktadr. Hepimizi ürküten bu sorular zaman zaman patolojilerimizin temel kaynan oluturabilmektedir. Hayatn anlam nedir? Gelecei bilmek ve belirlemek bugünden mümkün müdür? Gelecein belirsizlii karsnda ne yapabilirim? Bugünkü mevcut konumumu ben mi oluturdum, bu konumda olmamn nedeni ben miyim, yoksa bakalar m? Geleceim ile ilgili bildiim tek ey ölüm  gerçei iken niçin bir ömür boyu bunu yadsyorum, inkâr ediyorum. Göbek kordonumun kesildii andan itibaren anneden ayrldm gerçei yani yalnz olduum, duygularmn, düüncelerimin, aclarmn kederlerimin ve sevinçlerimin sadece bana ait olduu ve benim içimde yaantland gerçeini yani yalnz olduum gerçeini kabul mü edeceim, yoksa kendimi mi kandracam? te bunlar temel sorulardr. Ya bu sorular inkâr edeceiz. Bir yanlsamann içinde kaybolup gideceiz, ya da bizim irademiz dnda varolduumuz bir dünyada bilmediimiz bir süre içerisinde, bize verilen enstrüman en güzel bir ahenkle çalp varoluumuzun keyfini mi yaayacaz. te varoluçularn insan ve dünyay anlama, kavrama ve yorumlama ekli budur.

Bu bak tarzndan yola çkan varoluçu terapistler insann bir takm sknt ve problemlerini bu varolusal sorulara atfetmekte, kiinin ölüm, yalnzlk, belirsizlik ve anlamszlk karsnda yaad çaresizlii patolojik bir varolula yattrmaya çaltn, anksiyeteyi ve sknty hissettikleri hiçlik ve yokluk karsnda bir ödün olarak verip varoluu hissettiklerini savunmaktadrlar. Varoluçu terapistler bu sorularn cevaplarn anksiyete  oluturmadan çözümleyecek cevaplar ara¬tr¬mak¬ta¬dr¬lar. Hastalarna bu yolla yardmc olmaya çalarak varoluçu psikoterapi uygulamalar yürütmektedirler. Hastalar etkilemekte, tehis koymamakta, onlar anlamaya çalmakta ve her bir vakay özgün kabul etmektedirler.
Yap-bozun dier bir parças da aça çkmaya balad. Her bir yaklam, her bir bilimsel aktivite insan anlamamzda ve yorumlamamzda bize yeni bir k tutmakta ve yap-bozun yeni bir parçasn bize sunmaktadr. Dört katmanda izah ettiimiz insana bak tarz, birbiriyle uyumsuz görünse de bu sistemler bir bütün olarak varln sürdürmektedir. Bu katmanlarn herhangi bir zaman diliminde herhangi bir fenomene istinaden aktive olmas ile birlikte görünür tablo tamamen deiebilmektedir. Bir yangnn balangc bir kvlcm olduu gibi ayn atei su söndürebilmektedir. Bu da insann ruhsal yapsnn bireye özgü göreceli bir yap olduunu göstermektedir. Bu yap zamana, mekâna ve artlara göre her an deiebilen, uyum salama yetenei olan ve farkllaan bir yapdr. Bu bizlere mulâklk, müphemlik, snrszlk ve karmaay çartrsa bile deiebilen dinamik yap deiebilmeyi, müdahaleyi, düzenlemeyi ve tedaviyi mümkün klmaktadr. Bu da bizim kazancmzdr. nsan etkileyen ve etkilenen bir varlktr.

E. Bütüncül Psikoterapi
Bütün bu psikoterapi teknikleri tek bana ele alndnda insann gerçeinin bir tarafn izah etmekte ve bütünü izahta yetersiz kalmaktadr. Biz burada bu psikoterapi tekniklerinin bir insann bütüncül olarak izah edilmesi yolunda nasl kullanlabildiklerini aratrmak ve bulgularmz sizinle paylamak istedik. Bu çalmamzda her birimizin hikâyesi olan ruhsal yolculuumuzun muhtelif yanlarn ve görüngülerini vaka örnekleriyle tartmak, incelemek ve onlara uyguladmz terapilerin sonuçlarn birlikte görmek ve deerlendirmek istedik.
Tek bir teoriye saplanp kaldmzda bir klinisyen olarak nasl bir çkmaza girdiimizi defalarca yaadk. Bu açmazdan çkmann tek yolu, gelitirilmi olan psiko-terapik yaklamlarn her birinin hangi hastaya hangi aamada uygulanabileceinin teorik temellerinin oluturulmas zorunluluudur. Psikoterapinin bu açmaz ortadan kaldrlabilir. Çada gelimeler psikoterapi tekniklerinin bu bütüncül yaklama doru seyrettiini bizlere göstermektedir. Burada banazca bir tavr taknp tek bir teoriye saplanp kalmak hem ksrla neden olur hem de hastaya yeteri kadar yararl olmay engeller. Bu noktadan hareketle klinik tecrübelerimizden de yararlanarak arzulanan yeni bir bütüncül terapi yöntemine yönelik bir teori ve uygulama tasla ortaya koymaya çalacaz.

Batda gelitirilen insan modellerinden ve tedavi yaklamlarndan birini kat bir ekilde benimseyip uygulamamz engelleyen ve böyle bütüncül bir modeli benimsememizi gerektiren bir dier neden de yaadmz toplumun kültürel ve sosyal gerçeklii ile ilgilidir.

Batda gelitirilmi olan insan modelleri ve tedavi stratejileri evrensel insan tanmlamakta çok net ve açk bilgiler vermektedir. Bu bilgileri insanmza uygulamak mümkündür. Ancak uygulamadaki hekim hasta ilikilerindeki scakln derecesinden, terapi odasnn düzenlenmesine; ücret ilikisinden, terapi saatlerinin belirlenmesine, insann kutsallarnn konuulmasndan, mahremiyet alanna girmeye kadar çeitli konulardaki zaman ve zeminsel yapy ancak kültürel balamda ele alabiliriz. Bunun da çerçevesini sosyo-kültürel yap belirler. Psikoterapi bio-psiko-sosyal bir varlk olan insann problemlerini halletmek için ortaya çkm bir disiplindir. nsan mutlu ve huzurlu olabilmesi için biyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarn giderebilmeli, sosyal çevreye de uyum salayp kendini orada var edebilmelidir. ddia ediyoruz ki her ülkenin kültürü farkl bir psikolojik örüntüler a oluturmaktadr. Dolaysyla kültürel farkllklardan kaynaklanan sosyal yap buna uygun psikoterapi tekniklerinin oluturulmasyla çözümlenebilir. Bat insanna göre oluturulmu psikoterapi uygulama ve yaklamlar farkl kültürlerde ilerlik arzetmeyebilir. Biz de bunun müahhas örneklerini kendi klinik tecrübelerimizde mükerrer defalar gördük.

Ülkemiz insan ksa sürede somut bir takm deiimler beklerken bat insan programa uygunluk açsndan daha uyumlu davranmaktadr. Ksa sürede bir takm problemlerin halledilmesi çou kez imkânsza yakn bir durum arzeder. Ama siz bizim uyguladmz younlatrlm hücum tedavisi süresi içerisinde on be gün süre boyunca hastanza genel bir ablon çizebiliyorsanz, bir formülasyon oluturabiliyorsanz, samimi ve içten olduunuzu gösterebiliyorsanz ve bu süre içerisinde bir takm deiimleri oluturabiliyorsanz tedavinin sürekliliini ve kalcln temin edebilmeniz ancak böylece mümkün olabilmektedir. Aksi takdirde standart haftalk terapi uygulamalarn Batdaki gibi uygulamaya kalkarsanz hastalarnzn yüzde sekseni veya doksannn ilk üç ayda tedaviyi braktn görürsünüz.

Bat uygulamalarnda hasta ile hekim arasndaki ücret, hak edilen bir ücret olarak takdir edilirken ülkemiz insannda sömürülme, kandrlma ve aldatlma duygularnn ön plana çkt ve hastann bu konuda öncelikli olarak güveninin tesis edilmesi gereklilii, tedavinin süreklilii açsndan çok büyük önem arz etmektedir. Bu konu Bat standartlarnda bu kadar önemi haiz deildir. Çünkü bu konu sigorta irketleri tarafndan doal olarak halledilmektedir.

Bir baka konu da, sosyo-kültürel yapmza uygun olarak bir takm psikolojik problemler, paranormal olaylarla (cin, büyü, sihir vb.) izah edilerek bir çk yolu bulunurken, bat normlaryla hastamza yaklatmzda bunlara rahatça psikoz tehisi koymamz mümkündür. Nitekim yurtdnda çalan içilerimizin, uzun yllar yanllkla psikoz tehisiyle tedavi edilmeye çalldn gözlemlemekteyiz.

Ayrca geleneksel aile modelleri ve sülale kavram içinde yetimi bireylerin, bamsz bir birey gibi kabul edilip bu sülale ve aile balam dikkate alnmakszn tek bana terapiye alnmalar durumunda sistemin ilemedii ve tedavinin etkin olmad gözlemlenmitir. Aile ve sülale dinamikleri göz önüne alnarak yaplan tedavilerde ise baarya ulalmtr. Bu tip yaklamlarda kültürel altyapnn, dinî içeriin, örf, adet ve geleneklerin çok iyi bilinmesi ve genel toplumsal eilimlerin gözetilmesi, tedavinin baars için elzem olan asgari artlar olarak görülmektedir. Bu yaplara yabanc olan terapistlerin hastaya yardmc olamadklar da gözlemlenmektedir. Tüm bunlar göz önüne alan esnek bütüncül bir modelin oluturulmasyla birlikte, hem hastalarmza hem de konuyla ilgili hekimlerimize k tutacamz kanaatindeyiz.

Yerel uygulamalarn evrensel bütünlüün bir parças olmas uuru içerisinde gelitirdiimiz modelin dier farkl kültürlerde de uygulanabilirliinin ve bu esnekliin oralarda tesis edilmesinin gereklilii evrensel bilime bir katk olacaktr. Burada konu sosyal yapnn içerii deil, her sosyal yapya uyumlu olabilecek bir modelin gelitirilmesi ihtiyacna yöneliktir. Bizim de amacmz budur. Amaç modelsizlik deil içinde modellerin iledii esnek bir modelin gelitirilmesidir. Bir klinisyen olarak amacmz bize müracaat eden hastalarmz en ksa yoldan en iyi ekilde sala kavuturmaktr. Bunun için elimizde bilimsel bilgi, klinik tecrübe ve iyi niyetten baka bir ey yoktur.

F. nsann Deiik Yönlerini Metaforla zah
nsann muhtelif boyutlardan görülmesi, gözlemlenmesi, hissedilmesi, nasl ve ne olduunun tam manasyla anlalabilmesi oldukça zordur. Zor ve karmak olan bu konuyu anlatabilmek, insann bütüncül tarafn size gösterebilmek için metaforik bir anlatmn daha uygun olaca kanaatindeyim. Hikâyemiz bir bilardo topundan balyor. Bu bilardo topu bir imalatçnn zihninde madde olarak üretilmek için önceden tasarlanyor. Bu bilardo topunun bir atölye veya fabrikada çeitli üretim aamalarndan geçirilerek douuna ahit oluyoruz. Bu top daha sonra bir bilardo masasnn yeil çuhas üzerine konuluyor. Orada da dier bilardo toplar var. Bir oyun balyor. Bir stakann bilardo topuna çarpmasyla o bilardo topu yeil çuha içerisindeki uzamsal yerini deitirdii gibi, dier toplara da çarparak onlarn da yerlerini deitiriyor. Bu çarpmalarn bir ksmnda toplardan biri deliklerden düerek oyun d kalyor.

Bu anlatmda çok basit bir yoldan giderek insan, bilardo masas üzerindeki bir bilardo topu olarak anlatmaya çalacam. Bir bilardo topunun tasarlanp üretim aamasna kadar geçen süre içindeki ksmna, insanolunun anne-babasnn beynindeki tasarmndan, anne rahmindeki yolculuundan doum anna kadar geçen süreyi kastediyoruz. Bu biyolojik yapnn karldr. Bilardo toplar farkl sertlik derecelerinde, farkl kimyasal bileenlerden olumu deiik renklerde olabilir. Bu insanolunun doutan getirmi olduu renk, boy ve canllk farklln temsil  etmektedir. Bilardo masasnn yeil çuhas insanolunun yaayaca, içine doduu dünyay ve hayat alann simgeler. Burada bir hayat oyunu oynanacaktr. Çoklu bilardo toplarnn bulunduu bir ortamda bir bilardo topunun dierlerine çarpmas bilardo toplarnn birbirine olan uzakln sürekli olarak deitirmektedir ve ortada dinamik bir yap vardr. nsan ilikileri de buna benzer. Her an deien bu dinamik yapnn kurallarn tespit etmek bir topun hangi zaman diliminde nerede ve nasl olacan bilebilmek oldukça zordur. nsann ruhsal yaps da ayn ekilde dinamik, kaygan ve dier olaylardan etkilenen bir özellii haizdir. Dier toplarn bize çarpmasyla çuha üzerindeki yerimiz ve dier toplara olan mesafelerimiz hep deimektedir. Zaman zaman da üzerimize hzla gelen bir stakann iddetli darbesiyle arzu  etmediimiz yerlere sürüklenebilmekteyiz. Istakann bu darbesini de hayatta karlatmz travmalarla eletirmek mümkündür. Bu yeil çuhadaki yolculuumuz bittiinde de bilardo masasndaki deliklerden düerek oyun d kalyoruz. Buna da ölüm  diyoruz.

Bu metaforik yaklamn zor ve karmak olan insanolunu bize anlatt kadar eksik yönleri de vardr. nsan bu metaforda oldukça edilgen bir konumda, d dünyann etkilerinden çok etkilenen ve savunma gücü ile dirençleri, tepkileri olmayan ve kaderine boyun een bir varlk olarak anlatlmtr. Ama bizim bilardo topumuz bilinçlidir, tepkileri, dirençleri vardr ve kar koyma gücü vardr. Tedavi, bu güçleri doru yerde kullanamayan bilinçli bilardo topuna bunlar doru yerde kullanmay öretmektir.

Bütüncül psikoterapi insann biyolojik oluumunu, genetik materyalini, anne-babann zihnindeki tasarmlanan bebek modelini, doumdan sonra geldii dünyaya adaptasyon sürecini, bu dönemdeki ilk alglarn, alglarn birlemesini, dürtülerin tatmini ile realitenin ac gerçeklii arasna skm olan bireysel varoluun ac hikâyesini, zihindeki kendilik tasarmnn oluum aamalarn, ötekinin veya darnn içerde tasarmlanmas, ötekinin içeridekini yani kendilii nasl algladnn hayali tasarm, varolanla içerde tasarlanan kendiliin uzakl veya yaknl, ötekinin içerdekini alglamas, tasarmlamas, ötekinin tasarlad tasarmn içerdeki tarafndan farkl bir ekilde alglanldna inanlmas, inanlan bu tasarmn kardakinin tasarmndan uzakl veya yaknl ve bunlarn hepsinin mutlak gerçee uzakl ve yaknl gibi sorular aratrr. Bunlar çözümlenmeye muhtaç karmak bir bulmaca gibidir.

Bütüncül psikoterapi tüm bu verileri düünerek bunlarn arasndaki dinamik ilikiyi anlamaya, kavramlatrmaya ve çözmeye çalmaktadr. Bu hayat oyununda toplar çeitli kiilerin elindeki çeitli stakalarda deiik darbelere maruz kalarak travma yaarlar. te bu balamda terapist olan usta bir bilardocu devreye girerek sknt içerisinde olan bireyle, belirli bir disiplin içerisinde belirli etkileri yapmaya yönelik terapötik bir iliki oluturur. Bu iliki usta bir bilardocunun stakasyla topu arasndaki iliki gibidir. Bu bilardocunun toplardan birisine vurduunda toplar arasndaki etkileimlerin hepsini hesap ederek toplarn nerede duracan ve nerelere çarpacan önceden tahmin etmesi gibi bir eydir. Tedavi veya terapi, usta bir bilardocu olarak stakay eline alan terapistin çuha üzerindeki toplar uygun konumlara getirmeyi hedeflemesidir. Burada zaman, zemin, iddet, matematik ve duygular önemlidir.
Hekimler psikolojik problemleri dolaysyla kendilerine müracaat eden hastalarna kar temelde iki türlü yaklam sergilemektedirler. Bir ksm bu psikolojik problemlerin tamamnn beynin biyokimyasal ve genetik bozukluklarna bal olarak ortaya çktn kabul ederler. Bu u demektir: Bütün ruhsal rahatszlklar, genetik ifremizdeki ve beynimizdeki biyolojik maddesel bozukluklardan kaynaklanmaktadr. Bunlarn ortadan kaldrlmas için ise maddeye müdahale edilerek eksikliin ortadan kaldrlmas iddiasndadrlar. Bu klinisyenler hastalarna cerrahi veya medikal tedaviyle yardm etmektedirler. Dier ksm ise insann psikolojik problemlerinin bir ksmnn genetik ve biyolojik kaynakl olduunu kabul ederken, rahatszlklarn bir ksmnn da ruhsal aygtn oluma dönemlerinde yüklenen sanal program hatalarndan kaynaklandna inanmaktadrlar. nsan bedenine dardan gelen her türlü uyaran insan beyninde biyokimyasal bir deiime yol açarak cevap bulur. Yani her türlü düünce ve duygu, kimyasal ve elektriksel uyaranlarn iareti olarak cevap bulmaktadr. Baka bir deyile biyokimyasal deiim, dsal uyarnn normal sonucudur, hadisenin sebebi deildir. Buradaki temel problem, hangi bozukluklarn genetik ve biyokimyasal bozukluklarla, hangilerinin de sanal programn yanl uygulanmasyla balantl olduunun ayrdn yapabilmek ve ayrca bir takm biyokimyasal genetik yatknlklarn hangi ortamlarda dsal uyaranlarla aktive olduunun tespitine baldr. Birinci gruptaki klinisyenler hastalarna cerrahi ve medikal tedavi ile yardmc olurken ikinci gruptaki klinisyenler psikoterapi ve/veya medikal terapiyle hastalarna yardmc olmaya çalmaktadrlar.

G- Psikoterapi ve Snflandrmalar
Psikoterapi'de bir taraftan iyilemeyi talep eden kii ve/veya kiiler, dier taraftan iyilemeye arac ve yardmc olacak veya iyilemeyi salayacak kii veya kiiler vardr. in banda çok bilinmeyenli denklem olutu bile. Terapiste müracaat edenler bir kii ya da kiiler, aile veya sülale olabilir. Bu yaplarn durumuna göre terapi teknii yaklam ve psiko-patolojik olarak kavramlatrlmas farkl farkl biçimler arzeder. Bunlarn detayna birazdan gireceiz. Dier taraftan terapist olarak yer alan kii, bir hekim ya da bir terapist olabilir, ko terapistiyle birlikte iki terapist olabilir veya bir aratrma merkezinde terapiyi yürütürken dier terapistlere eitim veren bir konumda olabilir. Bu artlarda da terapist ve/veya terapistler açsndan farkl dinamikler ortaya çkmaktadr. Tpk bilardo masasndaki toplarn durumu gibi. Bu iki tarafl ilikiyi, çeitli balamlarda ele alarak bir teknik snflandrma yapmak mümkündür. Bütüncül terapinin kastettii ey de bir olguya veya fenomene her boyuttan ve farkl zaman dilimlerinde bakabilme yeteneini salamaktr. Olaya mekânsal perspektifte yaklatmzda; ofiste yaplan psikoterapiler, hastanede yaplan psikoterapiler, eitim kurumlarnda yaplan psikoterapiler ve darda yaplan psikoterapiler eklinde bir snflandrmaya gidilebilir.

Psikoterapiyi kimlerle yapld perspektifiyle bir snflandrmaya tabi tutacak olursak, bir kiiyle yaplyorsa bireysel terapi, çiftlerle yaplyorsa e terapisi, aileyle yaplyorsa aile terapisi, sülaleyle yaplyorsa sülale terapisi, grupla yaplyorsa grup terapisi  adn alr.

Hekim açsndan bir deerlendirme ve tasnif yaplaca zaman;, bir hekim tarafndan yaplan, iki terapist tarafndan yaplan veya heyet önünde yaplan çalma eklinde bir gruplandrma yaplabilir. Psikoterapi, hastann hekimden beklentilerine göre de snflandrlabilir: Hasta terapistinden sadece anlalmay bekleyerek terapiye gelebilir. Mesela hakszla maruz kalm bir insann maruz kald hakszl kimseye anlatamam ya da anlalmam olabilir. Hasta, anlalmak ya da derdini paylamak için de terapiye gelebilir. Özellikle bir nesnenin kaybndan sonra yaanlan yas reaksiyonu acsn paylamak için hekime gelebilir. Hasta, terapistine sadece destek almak için gelebilir: Bu durumda o hastann ego  ideallerini gerçekletirmek için motivasyona ihtiyac vardr ve bu motivasyon ve destei almak için hekimine gelmi olabilir. Hasta terapistine sadece semptomunu ortadan kaldrmas amacyla gelebilir: Mesela cinsel ilev bozukluklarnda erken boalmay önlemek/ortadan kaldrmak böyle bir bavuru sebebidir. Hasta terapistine semptomunu bastrmak için gelebilir: Herhangi birine kar hissedilen öfkeyi kontrol altna almak için gelinebilir. Hasta semptomunu deitirmek için hekime gelebilir: Trnak yeme problemi yerine daha Zarasz bir semptom kabulünü gerçekletirmek üzere gelebilir. Hasta hekimine davranlarn düzeltmek amacyla gelebilir. Hasta hekimine bilisel süreçlerdeki çarptmalar düzeltmek amacyla gelebilir. Hasta hekimine derinliine bir analiz yaptrarak kiiliini deitirmek amacyla gelebilir. Hasta hekimine anlam veremedii anksiyetesini tedavi etmek amacyla gelebilir. Hasta hekimine sekonder kazançlar amacyla ya da sosyal bir rol olarak alglad için gelebilir. Bu açlardan bakldnda hastann hekimden talebine göre bir psikoterapi snflandrmas yapmak mümkündür.

Terapist perspektifinden bakldnda ise psikoterapi çok çeitli balamlarda snflandrlabilir. Hekimin hastaya yaklama tutumuna göre hastay anlamaya, paylamaya, desteklemeye, problemleri bastrmaya veya derinliine aratrmaya yönelik bir psikoterapi teknii seçilebilir.

Hekim bir psiko-patolojik anlaya göre hastasna yaklamaktadr. Bu psiko-patolojik anlayn içeriine göre de bir snflandrma yapmak mümkündür. Hekim, hastasnn sorunlarn davranç, bilisel, dinamik, varoluçu ve transanksiyonel bir balamda ele alabilir veya bunlarn alt gruplarna giren okullarn psiko-patolojik hastalklar kavramsallatrmas dorultusunda yaklamda bulunarak buna göre bir snflandrma yaplabilir. Hekim ruhsal rahatszlklar tedavi etmek için bir takm yöntemler ve teknikler uygulayabilir ki bu yöntem ve tekniklere göre de bir snflandrma yapmak mümkündür. Konuarak, oyun oynayarak, resim yaptrarak, müzikle ve dokunarak tedavi gerçekletirilebilir. Terapilerin büyük bir ekseriyeti konuma üzerinde cereyan etmesine ramen dier terapi tekniklerinin de kullanldn görmekteyiz.

nsann d dünyaya açlan be duyusu ve içerimizde bunlarn muhtelif kombinasyonlar mevcuttur. Bu be duyunun her birine göre de tedavi teknikleri gelitirmek mümkündür. Görsel olarak bir takm sanat terapileri, belirli mekânlarn izletilmesi belirli resimlere baktrlmas, belirli tiyatro oyunlarnn izletilmesi, travmaya maruz kalnan bölgelerle görsel olarak yüzleilmesi, travma mekânlarna gidilmesi, korkunun desensitizasyonunda resimden canlsna kadar görsel malzemenin kullanlmas. itsel olarak bakldnda ritm tedavisi, musiki tedavisi, muhtelif seslerin dinletilmesi (su sesi, doa sesi, ku sesi, dalga sesi vb.) dokunsal olarak dans terapisi, dokunmatik terapi, seks terapisinde vücut masaj, partner vücudunun masaj, duyulara odaklanlmas vd. Koku ve tat ile ilintili olarak da koku ve tada bal çarm zincirlerinin salkl linklerde balantlarnn kurulmas sayesinde oluturulabilen tedavi teknikleri bulunmaktadr.

Burada özellikle konumayla balantl olarak yaplan terapi çok önemlidir. Bütün terapilerin büyük çounluu konuularak yürütülür. Çünkü insanolunun insan olma özelliinin en temel belirtisi konuma özelliidir. Konuma be duyuyla ekillenmi olan içsel tasarmlarn simgeyle dile gelmesidir. Konumann nitelik ve niceliine göre bir psikoterapi snflamas yaplabilir. Konumann yumuakl, sertlii, basknl, hzl veya yava olmas birer teknik olabilir. Bu balamda konumann içeriine göre de terapi, telkin düzeyinde inandrma ve iknaya ulamak, yol gösterme ve rehberlik etmek ve danmanlk hizmeti vermek için kullanlabilir. Psikopatolojik yaklamla davranç terapi yönteminde ise nefes egzersizleri, progresif geveme, artl koullama, yüzletirme, maruz brakma, rol yapma, ödül-ceza teknii, pekitirme ve söndürme eklindeki teknikler uygulanabilir ve snflandrma da buna göre yaplabilir.

Bilisel bir psiko-patolojik anlay düünülecek olursa, çallan katmana göre terapi snflandrlabilir ki bu durumda otomatik olumsuz düüncelerin belirlenmesi ve deitirilmesine yönelik psiko-terapötik yaklam, temel kabullerin belirlenmesi ve deitirilmesine yönelik psiko-terapötik yaklam ve temel emalara inerek onlarn deitirilmesine yönelik psikoterapötik yaklamlar ortaya çkmaktadr. Bilisel terapinin uygulad tekniklere göre de öyle bir snflandrma yaplabilir: Negatif düünceyi belirleme, düünce ile duygu balantsn gösterme, düünce ile inanma yüzdesini orantlandrma, olumsuz düünceye alternatif düünce gelitirme, düüncenin kâr ve zararn hesap etme, mevcut bir gerçeklii kabul etme, soruna düey/dikey inile yaklama, düünce-duygu-davran ksr döngüsünü krma, düünce durdurma, düünce deitirme, paradoks yaklam ve probleme problem çözücü olarak yaklama becerisini edindirme teknikleri.

Psikodinamik formülasyona göre bir yaklam tercih edildii zaman u yöntemler dikkate alnarak terapi uygulamalar yaplabilir. Serbest çarm, rüyalarn yorumlanmas, dil sürçmelerinin incelenmesi, simgelerin incelenmesi, dirençlerin incelenmesi, aktarmn yaantlanmas ve açklamalar ve yorumlar.

Bunun dnda mekânn deitirilmesi, meslein deitirilmesi, ein deitirilmesi, eyann deitirilmesi ve çeitli rehabilitasyon hizmetleri gibi ek tedavi teknikleri de kullanlabilir ki, bu balamda da bir psikoterapi snflandrmas yapmak mümkündür.

Biz bu ekildeki terapi çeitliliine ve bunlarn çaprazlanmas sonucu ortaya çkacak olan psikoterapi saysna burada deinemeyeceiz. Bunlar bir bütüncül psikoterapi emsiyesi altnda dört ana kümeye ayrarak snflandrmaya çalacaz. Bütüncül psikoterapi; hastann psiko-patolojik  geliim hikâyesiyle balantl olarak; davranç, bilisel (Kognitif), dinamik ve varolusal bir formülasyona tabi tutulacaktr. Bu yaplar tek bana patolojiye neden olabilecei gibi birkaç bir arada bulunarak da bir patolojiyi oluturmu olabilir. Ancak böyle bir snflandrma hastay doru bir ekilde anlamamz salayacak ve iyi bir formülasyon yapmamz temin edecektir. Yaptmz bu formülasyona göre de bir tedavi prosedürü hazrlayacak ve yukarda geçen tedavi tekniklerinin uygun olanlarn tedavinin uygun aamalarnda uygulamaya geçireceiz.

Bu sayede tek bir psiko-patolojik öretinin snrlarna hapsolmaktan kurtulacak ve hastaya yararl olacak daha geni bir hareket kabiliyeti bulduumuz terapi alannda birçok tedavi tekniini uygulayabileceiz. Yaptmz çalmalarda uyguladmz bu bütüncül terapinin hastalara daha yararl olduu gösterilmitir. Bunu ilerdeki bölümlerde tekrar tartacaz.

Kaynaklar:
-Uz.Dr.Tahir ÖZAKKA - Bütüncül Psikoterapi