Cinsellik Sevginin Paylaşılmasıdır
Dizilerdeki cinsel içeriklik sahnelerin toplumu nasıl etkileğini araştıran CİSED Adana Şube Başkanı Uzm.Dr. Taner Canatar, Cinselliğin sevgi dolu yönünün yansıtılmasının toplumun ruh sağlığını olumlu etkileyeceği görüşünü savundu.
Dizilerdeki cinsel içerikli sahneler toplumu nasıl etkiliyor?
Türk televizyonlarında her sezon 200 den fazla dizi yayına giriyor, bunlardan çoğu birkaç bölüm sonra yayından kaldırılırken; bazıları da halk tarafından çok seviliyor, izlenme rekorları kırıyor ve yıllarca devam ediyor. Şu an televizyon kanallarında 70 den fazla dizi yayınlanıyor. Türk halkı neden son dönemde dizilere bu kadar meraklı hale geldi? Dizilerin halka cazip gelen yönleri neler? İnsanlar dizilerden nasıl etkileniyorlar? Diziler ruh sağlığımızı bozuyor mu? Dizilerdeki karakterleri örnek almak iyi mi,kötümü? Cinsellik, aile ve evlilik konularında halkımızı bilgilendirmeyi ve farkındalığı arttırmayı amaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED); televizyon dizilerinin halkın ruh sağlığı üzerindeki etkileri konusunda çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı.
Cinselliğin sevgi dolu yönünün yansıtılması toplumun ruh sağlığını olumlu etkiler
Son dönemde magazin programları ve dizilerde cinselliğin ve çıplaklığın fazlaca kullanıldığını belirten CİSED Adana Şube Başkanı Uzm.Dr. Taner Canatar; “Toplumumuzca cinselliğin normal ve doğal olarak görülmesi ve çocukların da cinselliği normal bir olgu olarak algılayarak büyütülmesi için cinselliğin TV programlarında ve dizilerde yer alması mutlaka gereklidir. Ancak bunun dozu çok önemlidir'' dedi. ''Cinsel içerikli görüntülerin 7 yaş ve üstü aile bireylerinin birlikte oturup televizyon izlediği saatlerde yayınlanmasının bir sakıncası olmadığını ifade eden CİSED Adana Şube Başkanı Uzm.Dr. Taner Canatar; Cinsellik sadece seks demek değildir, cinsellik sevginin paylaşılmasıdır, kişinin doğuştan getirdiği cinsiyetine ait bütün özellikleridir ve insanın doğal bir parçasıdır.Cinselliğin sevgi dolu yönünün yansıtılması toplumun ruh sağlığını olumlu etkiler. Ancak pornografi ve cinselliğin içerisinde şiddet öğelerinin kullanılması kesinlikle karşı olduğumuz bir durumdur'' diye ekledi.
Dizilerde huzur ve mutluluk yok.Kendini ifade etmeyen bir toplumuz.Son dönemin en popüler dizileri Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü, Kurtlar Vadisi, Ezel, vb. de aşk, ihanet, aile içi çatışmalar, şiddet, intikam ve cinayetlerin fazlaca yer aldığının altını çizen CİSED Adana Şube Başkan Yardımcısı Uzm.Psk.Dan. Melis Berk; “Bu dizilerde neredeyse huzurlu ve mutlu geçirilen hiçbir an yok ya da her mutlu andan sonra mutlaka kötü bir haber alınıyor. Dizi karakterleri mutlu olduklarına bile sevinemiyorlar. Gözyaşı, acı, üzüntü daha fazla ilgi çekiyor. İhanet çok normal bir kavrammış gibi karşılanıyor. Evlilik kavramı artık farklı algılanmaya başlandı. Birlikte yaşama, babasız çocuk sahibi olma doğal karşılanır hale geldi. Zaten ensestin, tecavüzlerin, tacizlerin, aile içi şiddetin yaygın olduğu bir toplumuz. Toplum mu dizilerin konularını belirliyor yoksa diziler mi toplumu etkiliyor, bu konuda uzmanlar araştırmalar yapmalılar. Belki de bu diziler şu an toplumun geldiği son durumu yansıtıyor olabilir.'' dedi. İçe kapanık bir toplum olduğumuzu da söyleyen Uzm.Psk.Dan. Berk; “Yetiştiriliş tarzı itibariyle toplum olarak genelde duygu ve düşüncelerimizi fazlaca dile getirmeyen, hakkını aramayan, kendini ifade etmekte güçlük çeken bir toplumuz. Bu nedenle de dizilerde izlediklerimiz belki de olmak istediğimiz karakterlerdir. Her insan bir durumdan aynı şekilde etkilenmez. Bir kişi için olumlu olan diğer kişi için olumsuz anlam taşıyabilir. Diziler %100 halkın ruh sağlını bozar diyemeyiz, ancak kişilerin etki altında kalması ve olumsuz eylemlerde bulunmaları mümkündür. Bu diziler hazırlanırken olası etkileri iyi bir şekilde tahlil edilmeli ve mutlaka sosyal psikoloji alanında bilgili uzmanların desteği alınmalıdır.'' dedi.
Anne-babalar çocuklarının yanında sarılmalı ve birbirine dokunmalıdır.Öncelikle anne-babaların kendilerinin cinselliği doğal olarak kabul etmeleri ve ev hayatı içerisinde çocuklarına da bunu yansıtmaları gerektiğini belirten CİSED Adana Şube Başkanı Uzm.Dr. Taner Canatar; “Aile içinde anne-babasının birbirine sevgisini ifade ettiğini gören bir çocuk hem cinselliği normal olarak algılayacak hem de ileride daha sağlıklı ilişkiler kurabilecektir. Bu nedenle anne-babalar çocuklarının yanında sarılmalı ve birbirine dokunmalıdır. Çünkü cinsel eğitim evde başlar. Ayrıca yine birlikte televizyon izlerken cinsellikle ilgili bir sahne çıktığında hemen kanal değiştirilmesi çocuğun cinselliği kötü ve olumsuz olarak algılamasına ve daha çok merak ederek yanlış yollara sapmasına yol açabilir.'' dedi.
Geri Dön